YARGITAY KARARI – ADLİ BELGE İNCELEME

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi tarafından verilen 29.06.2022 tarih, 2022/1278 Esas ve 2022/4606 Sayılı Kararında özetle;

Davacı vekili, mirasbırakan …’un 01/02/2013 tarihinde vefat ettiğini, başkaca mirasçısı bulunmadığından İstanbul Anadolu 20. Sulh Hukuk Mahkemesinin 12/08/2013 tarihli, 2013/327- 626 E. K. sayılı kararı ile Hazinenin mirasçılığına karar verildiğini, davalıların Kadıköy 27. Noterliğinin 24/01/2013 tarih ve 3176 yevmiye numaralı vasiyetnameye istinaden mirasçı olduklarından bahisle İstanbul Anadolu 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/787 Esas sayılı dosyası ile vasiyetnamenin okunmasını talep ettiklerini, mirasbırakanın vasiyetname düzenleme tarihinde fiili ehliyete sahip olmadığı gerekçesiyle vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini istemiştir. Cevaba cevap dilekçesiyle ise vasiyetname altındaki imzanın mirasbırakanın eli ürünü olup olmadığının araştırılmasını talep etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde, murisin vasiyetnamenin düzenlenme tarihinde temyiz kudretini haiz ve akıl sağlığı yerinde olarak iradesini beyan ettiğini ileri sürerek, davanın reddini istemiştir.Mahkemece ilk olarak Adli Tıp Kurumu raporuna göre …’un 24/01/2013 tarihinde fiili ehliyetine sahip olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilmiştir. Davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 3.Hukuk Dairesi’nin 12.02.2018 günlü ve 2016/13299 Esas, 2018/864 Karar sayılı ilamı ile onanmıştır. Davacı vekili, daire ilamına karşı karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 06.12.2018 günlü 2018/2959- 12501 E. K. sayılı ilamında; “…Somut olayda; davacı taraf cevaba cevap dilekçesi ile vasiyetnamedeki imzanın murise ait olup olmadığı yönünde inceleme yapılmasına yönelik talepte bulunmasına rağmen, mahkemece davacının bu iddiasına ilişkin olarak inceleme ve araştırma yapılmamış, gerekçeli kararda bu hususa değinilmemiştir. Hal böyle olunca mahkemece; müteveffanın vasiyetnamenin düzenlendiği tarihten önce (yakın tarihli), attığı samimi imza asıllarının toplanarak, imzanın müteveffaya ait olup olmadığı konusunda, yeterli incelemeyi ve değerlendirmeyi içeren bir bilirkişi raporu aldırılarak, varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir…” denilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada davacı vekiline HMK 208/4 maddesi gereği imzanın sahte olduğu iddiasına dayalı olarak vasiyetnameyi düzenleyen noter hakkında dava açmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine dair ara karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından açılan İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/151 Esas sayısına kayıtlı düzenleme şeklindeki vasiyetnamenin sahteliğinin tespitine ilişkin davada eldeki dosyayla birleştirme kararı verilmiştir.

Yapılan incelemeler sonucunda ATK raporu, grafoloji uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen rapor dikkate alındığında, murisin vasiyetname düzenlendiği sırada fiil ehliyetinin bulunduğu, söz konusu vasiyetnamedeki imzaların da murise ait olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.

Asıl dava, vasiyetnamenin iptali, birleştirilen dava ise düzenleme şeklindeki vasiyetnamenin sahteliğinin tespitine ilişkindir.

HMK’nın 281. maddesinde; tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabileceği açıklanmıştır.

Bilirkişiler, raporlarını hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu aynı zamanda Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak, bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir.

Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim, raporu serbestçe takdir eder. Hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir.

Davacı vekilince bilirkişi raporuna karşı sunulan itiraz dilekçesinde vasiyetname ile yöntemince toplanmış karşılaştırmaya esas olabilecek nitelikteki diğer belgeler üzerinde adli tıp kurumundan imza incelemesi yaptırılması talep edilmiş olmasına rağmen mahkemece talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir ara karar verilmeden işin esası hakkında karar verilmesi doğru değildir.

Bir belgedeki imza ve yazının, atfedildiği kişiye ait olup olmadığı hususunda yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik araç gereç yardımıyla binoküler mikroskopla büyütülerek kıyaslama, ultraviyole lambası ve ınfraded ışınları altında tahrifat, belgelerin arka yüzündeki yatık ışık verilerek fülaj izi görüntüsü, alttan aydınlatmalı lambalarla imza kopyacılığı, grafolojik, grafometrik esaslar içerisinde milimetrik mukayeseli ölçümler ve belgelerin niteliğine göre gerekli değişiklik fenni metotlarla yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması; gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarını fotoğraf yada diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. (HGK 06.06.2001 tarih ve 2001/12-466 E.; 2001/483 K) Hal böyle olunca mahkemece; vasiyetname ile yöntemince toplanmış karşılaştırmaya esas olabilecek nitelikteki diğer belgeler üzerinde, yukarıda açıklanan yöntem ve ilkelere uygun olarak adli tıp kurumunca imza incelemesi yaptırılması ve hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir denildiği,

Sonuç olarak; Davacı vekilince bilirkişi raporuna karşı sunulan itiraz dilekçesinde vasiyetname ile yöntemince toplanmış karşılaştırmaya esas olabilecek nitelikteki diğer belgeler üzerinde adli tıp kurumundan imza incelemesi yaptırılması talep edilmiş olmasına rağmen mahkemece talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir ara karar verilmeden işin esası hakkında karar verilmesi doğru olmadığı, Yargıtay’a göre, bir belgedeki imza ve yazının, atfedildiği kişiye ait olup olmadığı hususunda yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik araç gereç yardımıyla, ultraviyole lambası ve ınfrared ışınları altında, belgelerin arka yüzündeki yatık ışık verilerek, alttan aydınlatmalı lambalarla, grafolojik ve grafometrik esaslar içerisinde milimetrik mukayeseli ölçümler yapılarak ve belgelerin niteliğine göre gerekli değişiklik fenni metotlarla yapılması gerektiği, bu yöntemlerle, gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması gerektiği, ancak mahkemece dosyaya sunulan bilirkişi raporuna yapılan itirazı ve talebi dikkate almayarak karar vermesi gerekçe gösterilerek bozma kararı verildiği görülmektedir.

Similar Posts

  • SENETTE İMZA İNCELEMESİ

    Senette İmza İncelemesi Senet, bir borç ilişkisini belgeleyen ve alacaklının, borçludan belirli bir miktar parayı belirli bir tarihte alacağı hakkını gösteren bir kıymetli evraktır. Senete imza atmak, kişiyi yasal olarak borçlu kılmaktadır. Bu nedenle, imza atmadan önce borç senedinin şartlarını ve sonuçlarını iyi anlamak gerekir. Ancak bazen, kişilerin haberi olmadan, sahtekarlar tarafından borç senedine imza…

  • YARGITAY KARARI – ADLİ BELGE İNCELEME – Tahrifat

    Yargıtay 12. Hukuk Dairesi tarafından verilen 18.10.2012 tarih, 2012/25750 Esas ve 2012/30003 Sayılı Kararında özetle; Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; HMK.nun 207. (HUMK.nun 298.) maddesi hükmü gereğince senetteki düzeltmelerin keşideci tarafından paraf edilmesi gereklidir. Çekin keşide tarihinde tahrifat yapıldığı ve paraf imzasının da sahte olduğu yönündeki itirazlar bilirkişi incelemesi ile sonuçlandırılmalıdır. Alacaklı tarafından…

  • ADLİ BELGE İNCELEME UZMANI

    Belge inceleme uzmanı, belgelerin gerçekliğini ve sahteliğini tespit etmek, belge üzerinde yapılan tahrifatları belirlemek, belgenin yazısını, imzasını, mührünü, kaşesini, kağıdını, mürekkebini ve diğer unsurlarını incelemek ve analiz etmek konusunda uzmanlaşmış kişidir. Belge inceleme uzmanı olmak için, üniversitelerin adli bilimler, kriminalistik, suç bilimi, belge inceleme gibi bölümlerinden mezun olmak gerekir. Bununla birlikte, belge inceleme alanında özel…

  • YARGITAY KARARI – Adli Belge İnceleme

    Yargıtay 12. Hukuk Dairesi tarafından verilen 23.02.2015 tarih, 2014/26185 Esas,  2015/3500 Sayılı Kararında özetle;  Alacaklı tarafından borçlu aleyhine bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı, örnek 10 ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde icra mahkemesine başvurarak imza itirazında bulunduğu ve mahkemece imza itirazının reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Kambiyo senetlerine dayalı olarak başlatılan…

  • UZMAN GÖRÜŞÜNE NE ZAMAN BAŞVURULABİLİR?

        Hem HMK hem de CMK’ya göre uzman görüşü alabilmek için taraflara süre verilemez ve yargılama ertelenemez. Yargılamanın her aşamasında Uzman Görüşü alınarak mahkemeye delil olarak sunulabilir. Hukuk büroları, avukatlar, davacılar, davalılar ve resmi veya özel kurumlar dava açılmadan önce veya dava açıldıktan sonra, hatta davada bilirkişi raporu alındıktan sonra bile Uzman Görüşü alarak dava…

  • YARGITAY KARARI – Adli Belge İnceleme

    Yargıtay 12. Hukuk Dairesi tarafından verilen 24.06.2013 tarihli 2013/20100 Esas 2013/23746 Sayılı Kararında özetle;  ÖZET: Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, borçlunun, imzaya itiraz ederek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu anlaşılmıştır. Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda imzanın borçlu eli ürünü olup olmadığı hususunda net bir…